Archive for Nisan, 2008
Nisan 29th, 2008 at 11:24pm
Under yabancı filmler

“Iron Man – Demir Adam” karakterinin, çizgi roman tutkunlarıyla ilk tanışması 1962 yılında oldu. Kısa sürede geniş kitlelerin severek okuduğu çizgi romana dönüşen “Iron Man – Demir Adam”da Çin ordusu için silah yaratmak zorunda bırakılan milyoner sanayici Tony Stark, istemeden yaptığı bu çalışma sırasında kendisi için de gizlice zırh üretiyordu. Böylece Çinliler’in kontrolünden çıkarak onları durdurabileceğine inanıyordu. Çin’den kaçıp ABD’ye geri döndüğünde tehlikeli bir komplonun varlığını keşfedince durdurabilmek için de Demir Adam’a dönüşüyordu.
Demir Adam’ın çok ünlü bir de düşmanı vardır. Kısaca M.O.D.O.K. adıyla bilinen bu düşman, sadece öldürmek için dizayn edilmiş beyinsel bir organizmadır. Sallanan sandalyesinde oturan kocaman kafalı bir yaratıktır. Ancak yönetmen Jon Favreau’nun Myspace sitesinde yaptığı açıklamaya göre, Soğuk Savaş dönemini çağrıştırdığı için filmde M.O.D.O.K.’a yer verilmeyecek. Demir Adam’ın düşmanı olarak Mandarin Çinli’si yer alacak.
By admin
Nisan 19th, 2008 at 01:46am
Under yabancı filmler
Birgün fil Horton bir toz zerresinden gelen yardım çığlığı duyar. Kimseyi görmemesine rağmen ona yardım etmeye karar verir. Görünce anlar ki , toz zerreciği Kimlerşehri’nde yaşamaktadır. Horton, Kimler ve onların evini korumaya yardım etme kararı alır. Ancak toz zerreciğine karşı çıkanları, Horton bir anda kendi karşısında bulur.
By admin
Nisan 18th, 2008 at 01:45am
Under yabancı filmler

|
Yapım :
|
2008, ABD |
|
Tür :
|
Aile / Komedi / Macera |
|
Yönetmen :
|
Jennifer Flackett, Mark Levin |
|
Senaryo :
|
Joseph Kwong, Paula Mazur, Wendy Orr (Kitap) |
|
Oyuncular :
|
Jodie Foster, Gerard Butler, Morgan Griffin, Christopher Baker |
|
Yapımcı :
|
Paula Mazur |
|
Görüntü Yönetmeni :
|
Stuart Dryburgh |
|
Müzik :
|
Patrick Doyle |
|
Süre :
|
1 saat, 36 dk. |
|
Gösterim Tarihi :
|
18 Nisan 2008 |
| |
Filmin Web Sitesi
|
By admin
Nisan 17th, 2008 at 01:44am
Under yabancı filmler
Will Hayes 30 yaşında, bir kız çocuk sahibi olan ve boşanmanın eşiğine gelmiş bir babadır. Anne ve babasının hikayesini öğrenmek isteyen küçük Maya, Will’i geçmişe geri döndürecektir. 1992 yılında başlayan ve üç farklı kadınla apayrı bir ilişki yaşadığı bu hikayede, Will sevgililerinin isimlerini Maya’dan özellikle saklar. Böylelikle Maya annesinin Will’in hangi sevgilisi olduğunu tahmin edecektir. Bayan Hayes Will’in kolej aşkı Emily mi, uzun süre dostu olan April mi, yoksa özgür ruhlu idealist gazeteci Summer mıdır?
By admin
Nisan 15th, 2008 at 01:44am
Under yabancı filmler
Tam bir film tutkunu olan Neil (Cillian Murphy) aynı zamanda bir Video dükkanının da sahibidir. Neil, kendi hayatını baştan sona sanki bir filmde rol alıyormuşcasına yaşamaktan çok keyif alır. Ancak günün birinde gerçekten de tehlikeli ve bir o kadar da baştan çıkarıcı Violet (Lucy Liu) ile tanıştığında dünyası tersine döner ve gerçek dünya ile film dünyası arasındaki çizgi bulanıklaşmaya başlar. Artık Neil’in hayatının gerçekten hareketlenmesinin ve sürekli bir maceraya dönüşmesinin zamanı gelmiştir
By admin
Nisan 14th, 2008 at 01:43am
Under yabancı filmler
Aynı adlı ödüllü romandan uyarlama olan “Vahşi Zarafet”te, Bakelite plastik firmasının veliahtı Brooks Baekeland ile evli olan Barbara Daly (Julianne Moore)nin hikayesi anlatılmakta.
Kızıl saçlı, alımlı ve karizmatikbu kadın, kocasının şaşaalı ve asil hayatına hiçbir zaman tam olarak uyum sağlayamamıştır. Aralarındaki bu dengesizliğe bir de çocuk sahibi olmaları eklenince ilişkileri iyiden iyiye sarsılır. Oğulları Tony (Eddie Redmaine), babasının gözüne girmeyi hiçbir zaman başaramamıştır. Babasıyla arasındaki aşılmaz mesafe, Tony’yi gittikçe annesine yaklaştırır. Bu yakınlaşma aynı zamanda bir trajedinin de doğuşu olacaktır. Bu aile trajedisinin yanı sıra Baekeland’ların “parıldayan” yaşamları ardındaki toplumsal farklara da şahit oluyoruz. “Vahşi Zarafet”, bir ailenin yükselişi ve dibe vuruşunu arka planına New York, Paris, Cadaques, Mallorca ve Londra gibi efsane güzellikteki mekanları alarak anlatmaktadır.
By admin
Nisan 12th, 2008 at 01:42am
Under yabancı filmler
Her aşk filminde olduğu gibi başrollerde yine bir kadın ve bir erkek ve tabii tam kavuşacaklarını düşündüğümüz sırada sevenlerin arasına giren biri var.
Sevdiğine varlığını hissetirmek isteyen erkek en güzel görüntüsüyle kadının karşısına çıkıp bütün romantikliği ile ona aşkını ilan eder; tüm isteği sevdiğini bir an önce kollarına alıp mutluluğa ermektir, ama gel gör ki kadın erkeğin kendisini gerçekten sevdiğine inanmadan kendini ona teslim etmeyecektir. Yani erkeğimizin işi çok zordur, hele ki kadının etrafında onu isteyen başkalarının da olması işini hiç kolaylaştırmayacaktır. Buna rağmen kahramanımızın vazgeçmeye hiç niyeti yoktur, gerekirse aşkı uğruna ölmeye hazırdır.
By admin
Nisan 11th, 2008 at 01:42am
Under yabancı filmler
canal un yaptigi filimlerden biri . tavsiye ederim
By admin
Nisan 10th, 2008 at 01:41am
Under yabancı filmler
Bir dizi insan ölecekleri ana ilişkin korkunç cep telefonu mesajları almaktadırlar. Mesajlar silinebilse de, telefon numarası ekranda kalmaktadır. Beth Raymond (Shannyn Sossamon) birkaç gün arayla iki arkadaşının korkunç bir şekilde can verişlerine tanık olarak ciddi bir travma yaşar. Daha da rahatsız edici olanı, her ikisinin de cep telefonlarına mesaj geldiğini bilmesidir. Arkadaşları bu mesajlarda yaşayacakları dehşet dolu son anlarının kaydını dinlemişlerdir. İmkansız gibi görünse de, bu mesajlar ölmelerinden günler önce gelmiştir, ama her iki ölüm de tam olarak mesajın söylediği anda ve şekilde gerçekleşmiştir. Polis, Beth’in aklını yitirmiş olduğunu düşünse de Detektif Jack Andrews (Edward Burns) ona inanmaktadır çünkü kendi kız kardeşi de, Beth’in arkadaşlarının ölümüyle büyük benzerlikler gösteren feci bir kazada yaşamını yitirmiştir. Jack ve Beth birlikte bu garip ölümlerin üzerindeki esrar perdesini kaldırmak için hummalı bir çalışma içine girerler. Ama gerçeği bulmaya yaklaştıklarında, Beth’in cep telefonu da acı acı çalmaya başlar ve ekranda Cevapsız Arama yazısı belirir
By admin
Nisan 9th, 2008 at 01:40am
Under yabancı filmler
Nereden geldiğin değil, nerede olduğun önemlidir.
Seçkin öğrencilerin öğrenim gördüğü Maryland Sanat Okulu’na (MSA) yeni giren isyankar ruhlu Andie (Briana Evigan) çevresiyle uyumsuz bir kızdır. Yeni okuluna uyum sağlamaya çalışırken eski rüyası olan Baltimore’daki sokak dansçılarıyla beraber dans etme hayalini hala korumaktadır. Okulun en yetenekli öğrencisi Chase (Robert Hoffman) ise beklediği büyük çıkışı Baltimore’un en büyük sokak dansları yarışması olarak bilinen “The Streets / Sokaklar”da yarışmak için bir grup kurarak gerçekleştirmek istemektedir.
Chase ile Andie’nin güçlerini birleştirmesiyle birlikte Andie’nin ruhunun derinliklerinde mensup olduğu iki farklı dünya çatışmaya başlar. Genç kızın yaşamındaki ve dans pistindeki baskı giderek ısınırken sevgi ile sadakat, özgürlük ile fırsatlar arasında köprü kurmayı öğrenmek zorundadır. Aynı zamanda kim olduğu ile ulaşacağına inandığı kimlik arasındaki dengeyi tutturmaktan başka çaresi yoktur.
By admin
Previous Posts