Archive for Mayıs, 2008

Beni Orada Arama

Mayıs 20th, 2008 at 08:17pm Under yabancı filmler

Rock müzik ilâhı şarkıcı ve söz yazarı Dylan’ın hayatının yedi farklı dönemi, aralarında kadın oyuncuların da yer aldığı altı kişilik bir oyuncu kadrosu tarafından canlandırılıyor.

By admin Add comment

Asla Pes Etme

Mayıs 20th, 2008 at 03:16am Under yabancı filmler


Yeni başladığı lisede, kendini bir tür dövüş kulübünün içinde bulan Jake’in rakibini alt etmekten başka çaresi kalmaz…

By admin Add comment

Hep Seni Aradım

Mayıs 19th, 2008 at 08:15pm Under yabancı filmler


Şikago’nun Wicker Park bölgesinde yaşayan Matthew bir gün çalıştığı işyerinin penceresinden karşı kaldırımda en yakın arkadaşı Luke’a ait ayakkabı dükkânının vitrinine bakan bir kız görür. Artık Matthew onunla tanışmak için her yolu deneyecektir ancak bu ilişkinin bütün yaşamını etkileyeceğinden haberi yoktur. Matthew ve Lisa birbirlerine aşık olurlar ve kader ağlarını örmeye başlar.

By admin Add comment

Üç Haydut

Mayıs 19th, 2008 at 03:14am Under yabancı filmler

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, karanlık ormanlarda üç haydut yaşarmış. Uzun kara şapkaları ve maskeleri ile yol keser, at arabalarını soyarlarmış. Biri atların gözüne karabiber üfler, biri arabaların tekerleklerini kırar, diğeri ise tüfeği ile yolcuları korkuturmuş. Bir gün karşılarına çıkan arabada çalacak hiçbir şey bulamayınca, arabanın küçük yolcusu Tiffany’yi kaçırmışlar. Ve işte asıl macera o zaman başlamış, çünkü küçük yetim Tiffany kaçırıldığına korkmamış, aksine yetimhane yolunda yeni bir aile buldum diye sevinmiş. Yanlarında Tiffany ile mağaralarına geri dönen Üç Haydut ise, hayatlarının hiç tahmin etmedikleri şekilde değişeceğinin henüz farkında bile değilmiş.

By admin Add comment

Aşkın Peşinde

Mayıs 18th, 2008 at 08:14pm Under yabancı filmler


Yaşlanmakta olan tanınmış profesör David Kepesh genç,güzel ve en iyi öğrencilerinden birisi olan Consuela Castillo ile yakınlaşmasını anlatıyor.

By admin Add comment

Indiana Jones ve Kristal Kafatası Krallığı

Mayıs 18th, 2008 at 07:13am Under yabancı filmler


Yapım :
2008, ABD
Tür :
Aksiyon / Fantastik / Macera
Yönetmen :
Steven Spielberg
Senaryo :
David Koepp, George Lucas, Philip Kaufman
Oyuncular :
Cate Blanchett, Jim Broadbent, Shia LaBeouf, Harrison Ford, Ray Winstone, John Hurt, Karen Allen, Pavel Lychnikoff
Yapımcı :
Steven Spielberg, George Lucas, Kathleen Kennedy, Frank Marshall
Görüntü Yönetmeni :
Janusz Kaminski
Müzik :
John Williams
Dağıtım :
UIP Filmcilik
Gösterim Tarihi :
23 Mayıs 2008

By admin Add comment

Ölümcül Oyunlar

Mayıs 17th, 2008 at 08:12pm Under yabancı filmler


Filmde tanımadığı evli bir çiftin evine giren ve ev halkına fiziksel ve zihinsel işkence uygulayan bir psikopat anlatılıyor.

By admin Add comment

Sex And The City: The Movie

Mayıs 17th, 2008 at 03:11am Under yabancı filmler


Filmin konusu, ünlü dizinin HBO TV’deki bitişinden dört yıl sonrasında başlıyor. Carrie Bradshaw, en son Big ile sağlam ve kalıcı bir ilişki kurmak üzeredir. Bu ilişkinin ilk başladığından beri 10 yıl geçmiştir. Artık çıtalar daha yüksektir. Daha çok güven ve potansiyel vardır. Bu nedenle uzun metrajlı filmde zaten var olanın üzerine çok sürprizli yeni gelişmeler eklenir.

By admin Add comment

Boleyn Kızı

Mayıs 16th, 2008 at 08:10pm Under yabancı filmler


Özet

Mary Boleyn (Scarlett Johansson), on dört yaşında, masum bir kız olarak kraliyet sarayına geldiğinde Kral VII. Henry’nin (Eric Bana) gözlerini kamaştırır. Kralın sonsuz ilgisi karşısında tüm varlığı alt üst olan Mary’nin krala olan aşkı her geçen gün artarken, apaçık yaşanan bu aşkın beraberinde sarayın taçsız kraliçesi olarak görülmeye başlanır. Zamanla kralın ilgisini kaybetmeye başlayan Mary, karşısında rakip olur kardeşi Anne (Natalie Portman)’i bulacaktır. Tüm bunlar karşısında, ailesinin hırslı oyunlarında bir piyon haline gelmiş olduğunu ve saray hayatının tehlikeli entrikalarını fark eden Mary, ailesinin isteği üzerine kardeşinin krala yakınlaşmasına yardım eder ve olanları soğukkanlılıkla izlemeye devam eder; Anne’i kraliçeliğe götürecek yolda bile sesini çıkarmayacaktır. Mary’nin krala karşı tutkulu aşkı ve Anne’in içten sevgisi arasında rekabet artarken, İngiltere de bu ikircikli aşkın ortasında ikiye bölünme yolundadır. Dramatik bu ilişkiler ağına rağmen sadakat ve gücü yine de birbirlerinde bulan Boleyn kızlarının birbirine olan bağı, geride bıraktıkları dağılmış bir ülke, tatminsiz bir aile ve tükenmeyen aşklarına rağmen artar. Onları nasıl tehlikelerin beklediği ise kralın insafına kalacaktır.

By admin Add comment

Leatherheads

Mayıs 16th, 2008 at 03:10am Under yabancı filmler


Konusu, Amerikan profesyonel futbol liginin henüz yeni kurulmaya başlandığı 1925 yılında geçen filmin çekimleri Kuzey ve Güney Carolina’da gerçek mekanlarda yapılıyor.

George Clooney filmde takımını bar köşelerinden kalabalık stadyumlara taşımaya kararlı olan yakışıklı ve girişken ruhlu futbol kahramanı Dodge Connoly rolünü üstlendi. Takımın sponsorunu kaybetmesi üzerine futbol liginin çöküşün eşiğine geldiğini gören Dodge, ünlü bir kolej futbolu yıldızını kadroya katılması için ikna etmeyi başarır. Attığı bu son adımla can çekişmekte olan futbol sporunun yeniden ülke gündemine taşınacağını ümit etmektedir.

Takıma yeni katılan Carter Rutherford (John Krasinki), Amerika’nın harika çocuklarından birisidir. Aynı zamanda 1. Dünya Savaşında Alman askerlerini tek başına geri çekilmeye zorlayan bir savaş kahramanı olarak şöhret yapan Carter, futbol alanındaki eşi benzeri görülmemiş süratiyle ün yapmış yakışıklı bir sporcudur.

Takıma katılan yeni şampiyon her açıdan mükemmel gibi görünmektedir ama çabuk alevlenen kişilik yapısına sahip kadın gazeteci Lexie Littleton (Renee Zellweger) hiç de öyle düşünmez. Daha önce büyük gazetelerde çalışmış olan Lexie, Carter’ın savaş kahramanlığı öyküsünde birtakım boşluklar olduğundan kuşkulanmaktadır. Lexie bu boşlukları doldurmaya ve Carter’ın sırrını ne yapıp edip öğrenmeye kararlıdır. Öte yandan iki takım arkadaşı saha dışında birbirleriyle ciddi bir rekabete girmişlerdir.

Yeni kurulmakta olan profesyonel futbol liginin, bildiği ve sevdiği özgürlük ortamından çok uzaklaşmaya başladığını gören Dodge, bir yandan takım elemanlarını bir arada tutmaya çalışırken bir yandan da hayallerinin kızının gönlünü kazanmaya çalışır. Aşk ile futbolun şaşırtıcı şekilde birbirine benzediğini de keşfetmiştir.

By admin Add comment

Next Posts Previous Posts


Recent Blog Posts

Categories

Posts by Month

Blogroll


eXTReMe Tracker